Search for content, post, videos

Ferrari V4, Efsane’nin İki Tekerlekli Hali

Ferrari denilince aklınıza neler gelir? Şaha kalkmış bir at, kırmızı bir cabrio, hız, heyecan… Zihninizde sadece otomobil canlanıyorsa yanılıyorsunuz. Fotoğraf makinesinden saate, cep telefonundan çantaya birçok alanda tarzının ortaya koyan İtalyan devi, bir ototmobil firmasından daha fazlası, bir tasarım dehası olduğunu her fırsatta göstermekten kaçınmıyor.

Peki ya Ferrari’nin ürettiği, bildiğiniz motosikletlerden farklı Ferrari V4 Superbike’tan haberiniz var mı?
Sorulduğunda akıllara ilk gelen markalardan biri olan Ferrari, Türkiye’de örneği olmasa da birkaç sene önce motor dünyasına da el attı. İsrailli tasarımcı Amir Glinik’in hayal gücüyle ortaya çıkan Ferrari’nin bu sıra dışı modeli, Ferrari hayranlarını ve motor severleri oldukça şaşırttı.

Ferrari V4’ü sadece bir motosiklet olarak görmek haksızlık olur. Hem tasarım hem motor gücü ve aslında sadece bir Ferrari üretimi olmasından dolayı bambaşka bir sınıfta yer alıyor. Bu yüzden de Ferrari V4’ü diğer motosikletlerle hatta arabalarla karşılaştırmak büyük bir hataya yol açar. Zira Ferrari V4’te, klasik motosikletlerden esinlenilmiş olsa da modern Ferrari otomobillerin etkisi de hissediliyor.

Görünüşünün aksine kullanımı oldukça rahat olan motosikletin elcikleri Formula 1 aracının direksiyonundan esinlenilerek yapılmış. Yüksek hızda da sürücünün rahatlığı düşünülen Ferrari V4’ün kontrol sistemi F-16 savaş uçağından, düğmelerinde ise yine Formula 1 aracından yararlanılmış.

Sürüş sırasında hem yola hem de dokunmatik Ferrari sarısındaki ekrana hâkimiyetin unutulmadığı tasarımda motorda meydana gelen hemen hemen tüm olayların aktarıldığı ekranda radyo, GPS, alarm sistemi, motor devri, hız bilgisi ve dişli akımına kolayca ulaşılabiliniyor.

Tek blok halinde uzanan kaportanın altında Ferrari Enzo V12 blok motorunun bir kesitinin yeniden tasarlanmasıyla oluşan dört silindirli bir V4 motor yatıyor. Motorun özellikle gaz kontrol sistemi ve mono-blok vites kutusu önemli özellikleri arasında yer alırken, motorun yakıt deposu da kaportaya gömülmüş dizayna sahip.

Ferrari V4 Superbike’ın daha sıra dışı özelliklerinden biri de ayarlanabilir sürüş yüksekliği, süspansiyon sistemi ve nemlendirme kontrolü. Sürücüler yükseklik ayarı için iki ayrı sürüş yüksekliği ve süspansiyonlar için iki farklı seviyede şok emme menüleri arasından seçim yapılabilir.

Yüksek hızda sürüş güvenliğin ön planda olduğu Ferrari V4’te elektronik olarak işletilen fren sistemi tüm yol ve hava koşullarında maksimum performans sağlamak için tasarlanarak hem ön hem de arka tekerlerde kullanıma sunuluyor.

Neredeyse tamamen yuvarlak hatlara sahip olan Ferrari V4’ün egzozları tek keskin hatta sahip olan parçası. Arka çamurluğun ortasında çıkan iki tane paralel kesilmiş egzozlarının hemen üstünde kromdan yapılmış Ferrari’nin şaha kalkmış at amblemi yer alıyor. Çamurluğun bittiği yerde ise gövdeyle bütünleşmiş gibi gözüken stop ve sinyal lambaları ince bir tasarımla yerini alıyor.
Uzaktan bakıldığında kırmızı bir kemiği andıran Ferrari V4’ün zincirleri dahil açıkta kalan hiçbir noktası bulunmuyor. Fren sistemleri ve amortisörleri de dahil olmak üzere işleyen aksam tamamen ana gövdeye uyum sağlayarak alüminyumla kapatılmış.
Ferrari’yle özdeşleşmiş olan küçük yuvarlak farları da bu motosiklette kullanılmış. Ön çamurluğun üzerinde, direksiyon bölümünün biraz altında yer alan farlar gece görüşünde mükemmel bir aydınlatma sağlıyor.

Motorun aerodinamiğini bozmaktan kaçınmak amacıyla motorun iki yanında bulunan ayaklıklar ve yine yuvarlak hatlara sahip aynalardan başka bir şey bulunmuyor.

Ferrari’nin klasik kırmızı ve sarısı yanında siyah renginin de büyük ilgi gördüğü motosikletlerde yakıt depo kapağı ve direksiyonu parlak gri renginde.

Enzo Ferrari, Alfa Romeo’dan ayrılıp Ferrari’yi kurarken bu kadarını hayal ediyor muydu bilinmez ama Ferrari V4’ü kullananların iki teker üzerinde alacağı keyfi anlatmak da çok zor olur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *